Fed, 29 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği kritik toplantısında faiz oranlarını değiştirmeme kararı aldı. İran savaşı kaynaklı maliyet artışlarının enflasyonda beklenen bir artışı tetikleyebileceği bir dönemde, politika faizini yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit bıraktı. Ekonomistlerin Bloomberg anketindeki tahminleri de bu yöndeydi. Ancak, toplantı sonrasında Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı belirsizlik ortamında, komite üyeleri arasında politika görüşleri konusunda farklılıklar gözlemlendi. Dört üye, alınan karara karşı oy kullanarak, merkez bankasının ileride faiz indirimine gideceği yönündeki açıklamalara itiraz etti. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, hedef aralığının korunmasını desteklediklerini ancak şu aşamada herhangi bir gevşeme ifadesinin eklenmesine karşı çıkacaklarını belirtti. Ayrıca, Fed Guvernörü Stephen Miran da faiz indirimini destekleyen bir görüşle karara karşı oy kullandı.
Fed’in karar metninde küçük bir güncelleme yaparak, “Orta Doğu’daki gelişmeler ekonomik görünümde yüksek düzeyde belirsizliğe katkı sağlıyor” ifadesine yer verildi. Yetkililer, faiz oranları ile ilgili “ek düzenlemelerin kapsamı ve zamanlaması” hakkında tekrar hatırlatmalarda bulundular. Daha önce, 2025’in sonlarına doğru faiz oranlarını üç kez indirme kararı almışlardı.
Savaşın etkileri, özellikle akaryakıt fiyatları üzerinden ABD’de enflasyonist etkilerin artmasına neden oldu. Ayrıca, Fed için önemli bir başka konu, üst düzey liderlik değişikliği oldu. ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanlığı için Kevin Warsh’ı aday gösterdi. Warsh, Senato Bankacılık Komitesi’nde 13 Cumhuriyetçi üyenin desteğini alırken, 11 Demokrat üye ise aleyhine oy kullandı. Böylece Jerome Powell’ın görev süresi 15 Mayıs’ta sona ermeden önce onay süreci devam etti. 11 Demokrat üye, Warsh’ın başkanın isteklerine göre politika belirleyeceği yönündeki sözlerine şüpheyle yaklaştı.
Powell’ın başkanlık süresi, Kovid-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar gibi krize dönüşen olaylarla şekillendi. 73 yaşındaki Powell, başkanlık kariyerinin ilk dört yılını, Trump’ın faiz artırımlarına yönelik eleştirileri ile geçirdi ve kurumun bağımsızlığını koruma çabasıyla dikkat çekti. Demokrat Başkan Joe Biden’ın 23 Mayıs 2022’de Powell’ı ikinci dönem için yeniden aday göstermesi, siyasi partiler üstü bir güven tesis etti. Biden’ın bu adımı, Kovid-19’un ekonomik etkilerinin sürdüğü bir dönemde istikrar mesajı olarak değerlendirildi. Ancak, Powell, Trump’ın 20 Ocak 2025’te yeniden başkan olmasıyla daha zorlu bir siyasi atmosferle karşılaştı. Kovid-19 sürecinde Fed’in uyguladığı genişlemeci politikalar, ardından gelen enflasyon dalgalarının sebeplerinden biri olarak görüldü. 2021’de enflasyonda yaşanan artışa rağmen Powell, fiyat artışlarının geçici olduğunu savundu. Ancak bu görüş, ABD’de yıllık enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9’a çıkarak 41 yılın zirvesini görmesi ile eleştirilere maruz kaldı. Mart 2022’den Temmuz 2023’e kadar geçen süreçte 11 faiz artıran Fed, politika faizini Eylül 2024’e kadar tarihin en yüksek seviyelerine çıkardı.