“`html
KANSERLE MÜCADELESİNE ERKEN BAŞLADI
Toral Shah, yalnızca 11 yaşındayken kanseri yenmek için doktor olma hayallerine yönelmişti. O yaşlarındaki masumiyetle her şeyin mümkün olduğuna inanıyordu.
Ancak, zaman içerisinde kanser, Toral’ın yaşamının önemli bir parçası haline geldi. 20’li yaşlarının başında annesinde kanser teşhisi kondu ve kendisi de 29 yaşında sağ göğsünde fark ettiği bir kitle sonucu meme kanseri teşhisi aldı.
Toral’ın teşhis süreci oldukça zorlu geçti. Genç yaşta olmasına rağmen, aile hekimi tarafından ciddiye alınmadı ve ancak ısrarları sonucunda biyopsi için yönlendirildi.

Toral’ın annesi Minaxi, kanseri yendikten sonra tam 25 yıl geçti.
“Kanser teşhisi benim için büyük bir şok oldu. Doktorlarımın mastektomi önerisi karşısında yıkıldım. Bu yaşta sağ göğsümü kaybetmek, özgüvenimi ciddi şekilde sarstı. Ancak, sağlığıma yeniden kavuşmak adına elimden gelenin en iyisini yapmaya kararlıydım” ifadelerini kullandı Toral ve devam etti:
“Annem hastanede yatarken, kanser tedavisi ile ilgili diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri üzerine araştırmalar yapmaya başladım. Ameliyatından ve tedavilerinden sonra annemin iyileşmesine yardımcı olmaya çalıştım. Bu süreçte öğrendiklerim bana, tıbbın ötesinde insanlara yardım etmek istediğimi öğretti. Bu nedenle, Surrey Üniversitesi’nde beslenme bilimi alanında yüksek lisans yapmaya karar verdim.”

KANSER TEKRAR ORTAYA ÇIKTI
Toral’a uygulanan mastektomi sonrasında hastalık belirtileri görülmedi. Ancak, yıllar geçtikçe kanser yeniden baş gösterdi. 2018 ve 2020 yıllarında iki kez nüks ile karşılaştı (bu durum kanser hücrelerinin daha önce tedavi edilen bölgede yeniden görünmesidir ve sıklıkla metastazdan daha iyi tedavi edilir).
Toral, “Üçüncü nüksüm, Covid pandemisi sırasında gerçekleşti ve hastanede yalnız kaldım. Beni kimse ziyaret edemedi, bu yüzden tedavi sürecimi tek başıma geçirdim” diyerek zorlukları anlattı:
“Her nüks zorlayıcıydı, fakat bu durum beni diyet, yaşam tarzı ve fiziksel aktivitenin kanser hastalarının iyileşmesine olumlu etkilerini araştırmaya itti. 21 yıl önce yüksek lisansımı tamamladım ve o günden beri bütünleştirici tıp ve genomik konularında eğitimime devam ettim. Şimdi, başkalarına sağlıklarını iyileştirmeleri ve hastalık risklerini azaltmaları için çeşitli yöntemler sunuyorum.
“Her kadının meme kanseri hikayesi kendine özgüdür” diyen Toral, meme kanseriyle mücadelesi ve elde ettiği başarılarıyla ilgili tecrübelerini paylaştı.
TORAL’IN NÜKS RİSKİNİ AZALTMA YÖNTEMLERİ BOYUNCA 8 TAVSİYE:
1- STRES YÖNETİMİ
Kronik stres, bağışıklık sistemimizi zayıflatma, iltihaplanma ve hormonlarımızı olumsuz etkileme gibi riskler taşır. Stres, doğrudan kansere sebep olmaz ama dolaylı yoldan risk faktörü olabilir, bu nedenle günlük rutinimde stres yönetimine önem veriyorum.
“Nüks riskimi izlemek için düzenli kontroller yaptırıyorum; PET taramaları, ultrasonlar ve mamogramlar ile. Bu süreçte yaşanan kaygının azaltılması için sinir sistemime odaklanmaya çalışıyorum. Her sabah meditasyon yaparak, haftada üç kez yoga ile kendimi rahatlatıyorum. Ayrıca saunalarda ve soğuk su havuzlarında dinlenmeye zaman ayırıyorum.” diye ekledi Toral.
“Sıcak ve soğuk kontrast terapisi bağışıklık sistemini güçlendirip vücudun dayanıklılığını artıran faydalı bir stres yaratır. Yoga, sauna ve soğuk suya dalmak için maddi imkânım olduğu için şanslıyım, fakat günlük rutininize ekleyeceğiniz basit stres azaltma teknikleri büyük farklılık yaratabilir.”

2- GECE ORUCUNA BAĞLI KALMA
Jama Oncology‘de yayımlanan 2016 tarihli bir çalışmada, geceleri 13 saatten daha az aç kalan kadınların meme kanseri nüksü riskinin %36 daha fazla olduğunu bildirildi. Bu oldukça kapsamlı bir araştırmaydı ve 2.400’den fazla kadının uyku alışkanlıkları incelendi.
Toral, “Her akşam en az 13 saat oruç tutmaya gayret ediyorum. Son akşam yemeğimi saat 20:00’de yiyorum ve sabah 08:30’dan sonra sadece kahvaltı yapıyorum. 80/20 kuralını uygulıyorum, yani sosyal ortamlarda farklı bir program uygulamak gerektiğinde stres yapmamaya çalışıyorum.” ifadelerini kullandı.
3- D VİTAMİNİ TAKVİYELERİ KULLANMA
D vitamini eksikliği ile kanser arasında kanıtlanmış bir ilişki mevcuttur. 2024’te Cancer Treatment and Research Communications‘da yayımlanan bir çalışmada, meme kanseri olan ve olmayan kadınlardaki D vitamini seviyeleri incelenmiş ve önemli bir fark olduğu görülmüştür.
Toral, “D vitamininin önemini biliyorum. Yazın güneşten faydalanırken, yıl boyunca bu eksikliği gidermek için D vitamini takviyesi alıyorum” dedi.
“D3 vitamini takviyeleri, daha etkili ve biyoyararlanımı yüksek olduğu için tercih ederim. Ayrıca, beslenmemdeki yağlı balıklar, yumurta ve güneşle kurutulmuş mantarlar gibi zengin D vitamini kaynaklarını da sürekli tüketiyorum.”

4- HAFTADA BEŞ KEZ EGZERSİZ
Egzersiz, meme kanserinin yeniden ortaya çıkmasını önlemede büyük bir öneme sahiptir. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırma, yüksek yoğunluklu antrenmanların kanser büyümesini %30 oranında azaltma potansiyeline sahip miyokin seviyelerini artırdığını bulmuştur.
Toral, “Haftada en az beş gün, bir saat ayırarak kuvvet antrenmanı, tenis, yoga ve spinning yapmayı hedefliyorum” dedi. Ayrıca, sağlıklı bir kiloyu korumanın, kanser önlemesi açısından kritik olduğunu vurguladı.
5- YAĞLI BALIK TÜKETMEK
Toral, “Öğünlerimde düzenli olarak iltihap önleyici özellikleri ile tanınan Akdeniz diyetini benimsiyorum. Haftada en az iki ya da üç porsiyon yağlı balık tüketmeye çalışıyorum; örneğin kahvaltıda somon veya akşam yemeğinde alabalık salatası.” açıklamasında bulundu.
“Ek olarak, her gün omega-3 takviyeleri alıyorum. Omega-3 yağ asitleri, iltihaplanmayı azaltma, kan şekeri seviyelerini iyileştirme ve hastalık riskini düşürme gibi bir dizi sağlık faydasıyla ilişkilidir.”

6- YAPRAKLI YEŞİLLİKLERİ VE TURPGİLLERİ TERCİH ETMEK
Toral, gastronomi alanında eğitim almış biri olarak gelişmiş bir diyet uygulamakta zorlanmıyor. Çoğunlukla işlenmiş gıdalardan kaçınırken, ağırlıklı olarak taze ve besin değeri yüksek gıdalarla besleniyor.
Her gün en az iki porsiyon koyu yapraklı yeşillikler ve bir porsiyon turpgil yiyor.
Dünya Kanser Araştırma Fonu’ndan elde edilen bilgiler, bu tür gıdaların meme kanseri riskini azaltma konusunda faydalı olduğunu destekliyor.
7- TAM YAĞLI SÜT ÜRÜNLERİ TERCİHİ
Süt ürünlerinin tüketimi ve kanser ilişkisi, bilimsel araştırmaların önemli bir konusu olmaya devam ediyor. Bazı çalışmalar yağsız süt ürünlerinin meme kanseri riskini artırdığını öne sürse de, fermente süt ürünlerinin (tam yağlı yoğurt, kefir ve peynir) faydaları daha baskın görünmektedir
Toral, “Bu nedenle, bağırsak sağlığını desteklemek ve ek protein elde etmek için diyetime kaliteli süt ürünleri ekliyorum” dedi.

8- UYKUYA DİKKAT ETMEK
Toral, “İlk teşhisimin ardından aile geçmişime dair genetik analizler yaptırdım ve meme kanseri riskini artırabilecek bazı mutasyonlar keşfettim. Uzun süreli uyku problemleri bağışıklık sistemimi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uyku düzenime dikkat ediyorum ve rahat uyumak için magnezyum glisinat ve melatonin üretimine destek olan 5-HTP takviyeleri kullanıyorum.” dedi.
The Telegraph’ın ‘I’ve had breast cancer three times – here’s what I’m doing to reduce my risk’ başlıklı haberinden derlenmiştir.
“`