Türkiye’nin pamuk sektörü, İzmir’de gerçekleştirilen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi’nde ele alınan veriler ışığında, ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ekonomim yazarı Ali Ekber Yıldırım, bu zirvede dile getirilen bilgilere göre ülkemizin pamuk ekim alanının 2026 yılında 200 bin hektara düşeceğini ve bunun tekstil sektörünün hammaddede dışa bağımlılığını artıracağını vurguladı.
Son üç dört yıl içerisinde artan girdi maliyetlerine rağmen, pamuk fiyatlarının sabit kalması üreticilerin sektörden kopmasına neden oldu. “Türk Pamuğunda Kritik Eşik” teması altında yapılan zirvede, üreticilerin son yıllarda en çok kaybettikleri ürün olan pamuğu ekmeyi bıraktıkları ifade edildi. Polyester fiyatlarının artmasıyla pamuk fiyatlarında bir yükseliş yaşansa da, bu artışın çiftçiye pek bir katkısı olmuyor çünkü üreticilerin elinde satışa sunacak ürün kalmadığı belirtiliyor.
Zirvede yapılan tahminler, Türkiye’nin yerli pamuk üretiminin hızla azaldığını gösteriyor. 2022 yılında yerli üretimin iç talebin %75’ini karşıladığı Türkiye’nin, 2026 yılında bu oranı tersine çevirmesi bekleniyor. Yerli üretim %25’e düşerken, ithalat oranının %75’e yükselebileceği ifade ediliyor. Yıldırım, bu durumun Türkiye’nin kendi çiftçisine yeterli desteği vermediğini, aksine yabancı çiftçilere, özellikle ABD ve Brezilya’daki üreticilere destek sağladığını belirtti.
İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, zirvede yaptığı konuşmada maliyetlerin düşürülmesi adına sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kimyasal gübre ve ilaç kullanımının bilinçsizce artmasının maliyetleri artırarak çiftçileri topraktan uzaklaştırdığı kaydedildi.
Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur ve eski başkan Bertan Balçık, sektörün geleceği açısından alınması gereken stratejik önlemleri vurguladıkları panellerde, sorunlar ve çözümler konusunda net bir çerçeve çizdiler. Bu bağlamda öneriler arasında, desteklemelerin artırılması, yerli üreticilerin teşvik edilmesi ve girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması yer alıyor. Ayrıca, çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının acilen yavaşlatılması gerektiği ifade edildi.