İran, petrol rezervlerinin kritik bir noktaya geldiğini ve sadece 14 gün içinde depolama alanlarının tamamen dolabileceğini duyurdu. Tahran yönetimi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kapatmasından sonra, petrol üretimini durdurmamak için acil önlemler arayışına girdi. The Wall Street Journal’ın haberine göre, İran, artan petrol stoklarını depolamak amacıyla terkedilmiş siloları ve tankerleri kullanmaya başladı. Ancak bu durum, yer altında kalan ham petrolün büyük bir risk taşımasına yol açıyor. Eğer petrol akışı durursa, kuyuların tamamen kapanma riski bulunuyor ve bir kuyunun yeniden açılması 200 bin dolara mal olabiliyor.
Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerini geçiremeyen İran, üretimini sürdürebilmek için çabalarını artırıyor. Fakat suya çıkamayan her bir varilin mutlaka bir yere ulaşması gerekiyor. İranlı yetkililer, “hurda depolama” adı verilen metruk tesislerde petrol depolamaya yöneldi. Ayrıca, ham petrolü raylı sistemle Çin’e gönderme planları da yapılıyor. Ahvaz ve Asaluye gibi güneydeki petrol merkezlerindeki eski silolar yeniden devreye sokuldu. Ancak demiryolu ile nakliye, deniz yoluna kıyasla daha maliyetli ve yavaş bir süreç oluyor. Tahran’dan Çin şehirlerine uzanan bu rota, haftalar alabiliyor ve Çinli küçük rafinerilerin bu maliyetli yöntemi kabul edip etmeyeceği henüz belirsiz.
Analistler, İran’ın depolama alanlarının tamamen dolması için iki haftadan daha az bir süresi kaldığını öngörüyor. Donald Trump, bu sürenin yalnızca üç gün olabileceğini iddia ediyor. Üretimin aniden durması, İran’ın eski petrol sahalarına kalıcı zarar verebilir. Düşük basınçlı sahalar, duraklama sonrası ciddi kayıplar yaşama riski taşıyor. Abluka, İran’ın tankerlere yüklediği petrol miktarını büyük ölçüde azaltarak, Nisan ayının başında günlük 2,1 milyon varil olan yüklemeleri ay ortasında 567 bin varile düşürdü. Savaştan önceki ortalama yükleme rakamı ise 2 milyon varil civarındaydı. Bu durum, küresel enerji piyasalarını da etkileyerek Brent petrolün varil fiyatının yüzde 3 artış ile 108 dolara ulaşmasına neden oldu. Benzin ve jet yakıtı fiyatlarının artması, tüketici ve işletmeler üzerindeki mali baskıyı her geçen gün artırıyor. İran’ın mevcut depolama kapasitesinin, operasyonel kısıtlamalar nedeniyle yaklaşık 95 milyon varil civarında olduğu tahmin ediliyor, ancak güvenli limitler bu alanın tamamının kullanılmasına engel oluyor.